Menopozda Cinsellik Hakkında Merak Edilenler

“Menopoz” kadınların hayatındaki dönüm noktalarından biridir ve çoğu kadın tarafından “sonun başlangıcı” ya da “kaybedilen gençlik” olarak algılanır. Ancak gerçekte böyle bir felaket senaryosu yoktur. Çünkü menopoz kadının hayatındaki bir gelişim aşaması ve olgunluk dönemine açılan çok özel ve kadını özgürleştiren bir geçittir. Bu dönemin “kadınlığı kaybetmek” olarak algılanmasının nedeni doğurganlık özelliğinin sona ermesidir. Peki, doğurganlığın olmaması cinselliğin de olmayacağı anlamına mı gelir? Kesinlikle hayır, çünkü cinsellik ömür boyu sürer ve menopoz döneminde kadın cinsel haz alma, boşalma ve orgazm olma yeteneğini kaybetmez. Üstelik menopoz döneminin getirdiği bazı avantajlar kadına ve partnerine daha özgür, daha olgun ve daha hazza odaklı bir cinsel yaşam olanağı sunar.

MENOPOZ CİNSELLİĞİ ÖLDÜRMEZ…

Menopoz döneminde kadının vücudunda bazı fiziksel değişiklikler olur. En büyük değişiklik ise yumurtalıklarda yumurta üretiminin durmasıyla âdetin kesilmesi ve doğurganlık özelliğinin sona ermesidir. Menopoz döneminde değişen hormon seviyeleri belli bir miktarda cinsel istek kaybına neden olsa da aslında cinsel isteğin azalmasına etki eden en önemli faktör kadınların menopoza ilişkin olumsuz algılarının yol açtığı psikolojik nedenlerdir. Bu dönemde olduğu düşünülen cinsel istek azalması, vücutta gerçekleşen biyolojik değişikliklerden çok, kadınların menopozu bir hastalık olarak görmeleri ve her şeyin bittiği şeklindeki yanlış inanışları yüzünden “eksik kadınlık, değersizlik, hastalıklı olma” gibi duyguların hâkim olduğu depresyon ya da anksiyete belirtileri nedeniyle ortaya çıkar. Bu ruh hali içindeki kadının kendini kadın gibi değil, “ununu elemiş eleğini asmış” hasta ve eksik bir kadın gibi hissederek cinsel çekiciliğinin kalmadığını düşünmesi, partneri tarafından beğenilmeme kaygısı, cinselliği haz alacağı bir deneyim yerine, görev olarak görmesi hem kendisini hem de partnerini cinsellikten uzaklaştırabilir.

CİNSEL ÖZGÜVEN CİNSEL İSTEĞİ DOĞURUR…

Kadın, erkek herkes doğası gereği cinsel arzularını tatmin etmek ve cinselliği yaşamak ister. Cinsellik yalnızca cinsel ilişki demek değildir; öpüşmek, sevişmek, mastürbasyon ile kendi kendine zevk vermek ve oral seks gibi cinsel olarak kişiyi uyaran tüm eylemleri içerir. Haz alıp haz vermeye odaklı gerçek cinsellik, partnerlerin cinsel birleşmeye ruhen ve bedenen hazırlanma süreci olan önsevişme ile başlar. “Kadınların daha çok ihtiyaç duyduğu” ve erkeklerin çoğu zaman çok yanlış bir şekilde “görev” gibi algıladığı önsevişme, sağlıklı ve mutlu bir cinsellik için kesinlikle yaşanması gereken bir deneyim, hatta gerekliliktir. Menopozun kadının psikolojisi üzerindeki olumsuz etkileri bu gerekliliği aynı zamanda bir ihtiyaç haline getirir. Kadınlığının yok olduğunu düşünerek cinsel özgüvenini, buna bağlı olarak da cinsel isteğini kaybetmiş olan kadın, partnerinin göstereceği özel ilgiye ve duygularını okşamasına ihtiyaç duyar. Ancak bu şekilde “kadın olarak eksik olma” duygusundan kurtulup cinsel özgüvenini kazanır ve cinselliği haz alarak yaşayabilir. Çünkü kadını veya erkeği çekici kılan en önemli faktörlerden biri özgüvendir. Kadın ancak kendisinden memnun olduğunda hem kendi bedeninden hem de partnerinin bedeninden keyif alabilir. Bu nedenle de menopoz döneminde daha da önemli olan önsevişme, kadının özgüvenini, özgüveni de cinsel isteğini arttırır. Öte yandan önsevişme ve aşk oyunları sadece kadınların ihtiyacı değildir. Erkeklerin de sekse hazırlanmak ve daha çok zevk alabilmek için en az kadınlar kadar önsevişmeye ve aşk oyunlarına ihtiyaçları vardır.  Sıralı sevişme, dokunma, okşama, öpüşme, sürtünme, oral seks, erotik masaj, aşk oyunları ve diğer tensel aktivitelerin yer aldığı cinsel isteği arttırıcı ve daha zevkli hale getirici tüm iletişimler önsevişmeyi oluşturur. Cinsel davranış yelpazesi ne kadar geniş, ne kadar zenginse, cinsellikten alabilecek haz da o kadar fazla ve çeşitli olur.

MENOPOZ CİNSELLİĞİ ÖZGÜRLEŞTİRİR…

Menopoz döneminde doğurganlığın sona ermesi, hamile kalma endişesi olmadan ve doğum kontrol yöntemleriyle uğraşmadan özgürce seks yapabilme avantajı sağlar. Kadının hamile kalma riski olmadan cinselliği yaşayabilmesi cinsel isteğini arttırıcı, daha kolay boşalmasını ve orgazm olmasını kolaylaştırıcı bir etki yaratır. Ayrıca, kadının iş, kariyer, aile, çocuklar gibi konularda belirli bir yaşam olgunluğuna erişmiş olması, sorumluluklarının ve kaygılarının azalması, kendine ve cinselliğe odaklanabilmesine olanak verir ve cinsellikten daha çok haz almasını sağlar. Menopoz dönemindeki hormon değişiklikleri sonucunda yaşanan vajinal kuruluk ve ağrılı cinsel ilişki gibi sorunlar lokal hormon veya kayganlaştırıcı jel uygulamalarıyla kolaylıkla giderilerek cinsellikten alınacak haz kaybı engellenebilir.

MENOPOZ DÖNEMİNDE AŞKIN SEKS YAŞANIR…

Aşkın seks, cinselliği cinsel mitlere inanmadan, cinselliği ayıp, yasak, günah ve suç olarak düşünmeden yaşamaktır. Aşkın seksin dört özelliği vardır; beden ile yapılır, bir manası vardır, güzellikler sunar ve daha çok güzellikler doğurur, yani bir şeyler üretir. Seks yapmanın; rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, hissederek, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni bir armağan gibi paylaşabilme, ne olursa olsun bir şekilde boşalabilme bilim ve sanatı olduğu inancını doğurur. Çünkü insanlar hayatta, aşkın algısı içinde büyür ve yaşlanır. İlk önce genç vücutların güzelliğinden etkilenirler, daha sonra güzelliği bütün vücutlarda görürler. İşte böylece ruhun güzelliğini görmek mümkün olur. Daha sonra da düşüncelerdeki güzelliğe ulaşılır ve tüm güzellikler fark edilir. Menopoz da kadının ve partnerinin aşkın seksi deneyimleyebilecekleri bir yaşam dönemidir.

CİNSELLİK SADECE CİNSEL BİRLEŞME DEĞİLDİR…

Çoğu kişi, cinselliği cinsel organların birleşmesinden ibaret algılar, cinsel birleşmeye,  boşalmaya ve orgazma odaklanır, süreci değil, hedefi önemser. Oysa, dokunmak, öpüşmek gibi birçok cinsel temas, süre sınırı olmayan bir haz kaynağı iken, cinsel birleşme dakikalarla, boşalma veya orgazm ise saniyelerle sınırlı bir haz üretir. Menopoz dönemindeki cinsel isteksizliğin temelinde de cinselliği, cinsel birleşmeye, boşalmaya ve orgazma indirgeyen bu anlayış vardır. Kadın menopozun elinden alıp götürdüğünü sandığı kadınlığına yas tutarken bir yandan da hormonlarının yol açtığı vajinal kuruluk nedeniyle ağrılı cinsel birleşme deneyimleri yaşarken, yalnızca cinsel birleşeme olarak gördüğü cinsel hayatından soğur. Menopoz döneminde kadının cinselliği haz alıp vererek yaşamaya devam edebilmesinin yolu beş duyuyla sevişmekten geçer ve bu konuda partnerine de önemli bir rol düşer. Erkeğin partnerinin seksten keyif almasını sağlayabilmesinin birçok yolu vardır ama bunların en iyisi onu “arzulaması” ve “beş duyu ile sevişmesi”dir. Bunun yanında tavsiye ettiğim 5 yol şöyledir: (1) Aşkla dokunmak, (2) ilgiyle dinlemek, (3) birlikte kaliteli vakit geçirmek, (4) onu biricik kılmaktır, (5) romantizm sunmak… Ayrıca beş duyuyla sevişmenin beş kılavuz ilkesi de vardır:

1. “Daha çok dokunun ve öpüşün!”: Parmak uçlarınızı, avuç içlerinizi partnerinizin bedeninde ağır ağır gezdirin. Bu yöntemle karşılıklı zevk noktalarınızı keşfeder ve birbirinizi nasıl hazırlayacağınızı fark etmiş olursunuz.

2. “Koklayarak hissedin!”: Her insanın kendine has bir kokusu vardır. Karşılıklı olarak kadın ve erkeğin hormonlarının da etkisiyle yaydığı kokular afrodizyak etkisine sahiptir. Partnerinizle birbirinizin boynunu, koltuk altlarını ve cinsel bölgelerini koklayın.

3. “Tadına bakarak tahrik edin!”: Tenin kokusu olduğu gibi, tadı da vardır. Tatma duyunuz devreye girdiğinde önsevişmede bambaşka bir deneyim yaşamış olursunuz. Partnerinizin dokunarak keşfettiğiniz erojen bölgelerini dilinizin ucuyla hafif hafif uyarın.

4. “Seyredin ve kendinizi gösterin!”: Partnerinizle karşılıklı olarak vücudunuzun en beğendiğiniz yerlerini birbirinize gösterin. Hafızanıza işlenecek bu görüntüler sonraki sevişmelerinizde de tahrik olmanızı sağlayacaktır.

5. “İnleyen bedenin sesine odaklanın!”: Birbirinizi beğendiğinizi söyleyin. O anda hissettiklerinizi sözcüklere dökün. Birazdan size neler yapmasını istediğinizi söyleyin ve sizin ona neler yapmanızı istediğini sorun…

Yatakta 10 farklı erkek tipi

Narsist olanı da var; çok fazla film seyretmiş olanı da… Alelacele bitiren ya da gece boyunca daha ‘ileri’ giden… İşte yarı şaka yarı ciddi, çarşaf arası erkek portreleri.

1) Bay narsist

 

Yatak odası, sadece kendini beğendiği, her kafayı çevirdiğinde o mükemmel bedenini daha fazla görebilmeyi istediği için aynalarla kaplıdır. Çok gurur duyduğu karın kaslarına sizin de hayran olmanızı ister. Bedeninin güzelliğini sergileyebilmek için birbirinden akrobatik onca pozisyonu denemiştir ve onu sık sık sizi değil, aynada kendisini seyrederken yakalarsınız.

 

Bütün itirazlarına rağmen siz yine de bu inanılmaz performansla Viagra ilişkisini merak edersiniz. Bir narsistle aşk yapmanın iki avantajı vardır: Birincisi kendi egosunun büyüklüğü o kadar önemlidir ki bunu sizin de iyice anlamınızı sağlamak için ön sevişmeyi bir saate kadar uzatabilir.

 

İkinci olarak ise, normal bir sevişme sırasında 200 kalori civarında harcayacakken, Bay Narsistin vücudunu daha çok gösterebilmek için yaptığı bütün o jimnastik hareketlerine uyum sağlayabilmek için harcadığınız çaba size 1000 kaloriye mal olacaktır.

 

Merak etmeyin: Eğer belli bir noktadan sonra bitkin düşer ve artık bitirmek isterseniz, “hayatımda gördüğüm en yakışıklı erkeksin” demeniz yeterli… Yüzüne bakın, o an yaşadığı müthiş orgazmı seyretmek keyifli olacaktır.

 

2) Bay tembel

 

Hayattaki sloganı “Enerjini sakla”dır. Savurganlıktan nefret ettiği için sevişirken bir kütük gibi yatar ve sırtındaki tişört ve ayağında kalmış iğrenç çoraplarını çıkarmak da dahil olmak üzere her şeyi sizin yapmanızı bekler. Deprem ya da bir çekirge istilası olsa bile, bir kasını dahi oynatmayacaktır. Kısacası, yatakta eski karısına nafaka verirken “minimum” ne kadarla kurtulacağını hesaplayan erkekler gibidir. Gözleri tavana sabitlenmiş, ifadesiz bir yüzle yatarken, orgazm olduğunu dudaklarındaki belirli belirsiz büzülmeden anlayabilirsiniz. Sevişirken tercih ettiği ve aslına bakarsanız onun için mümkün olan tek pozisyon, sizin üstte olduğunuz pozisyondur.

 

3) Neandertal

 

Direkt olarak binlerce yıl öncesinden ışınlanmış, kaba bir hayvandır. Size elbiselerin çıkarılmadığını, parçalandığını öğreten kişidir. Karşısındakini, kadınların böyle sevdiği konusunda temin eder. Bu nedenle de o eşsiz kıyafetleriniz, dünya kadar para verip aldığınız iç çamaşırlarınız yırtılırken bundan zevk almanız gerektiğine ikna edilirsiniz. Çözüm mü? İlk seferden sonra, sizi pazardan beş YTL’ ye alacağınız iç çamaşırlarını kullanmaya davet ediyoruz. Sonrasında ise sizin de göreceğiniz gibi, üçüncü buluşmadan itibaren bütün konuşma “Ben Tarzan, sen Jane”den ibaret olacaktır.

 

4) Sinematograf

 

Kesinlikle çok film seyretmiştir. Çıkış noktasıysa “Karşı Pencere”dir. Mumlara ve tütsülere tutkun, evinin bir odasını ayinlere ayırmış sinematograf; size takmanız için uzattığı maskenin abartısının farkında bile olmayan biridir. Tıpkı Raoal Bova gibi, “Gözlerini öpebilir miyim” demekte uzmanlaşmışlardır. Ama siz de Giovanni Mezzogiorno değilsiniz ve bunu size üçüncü kez söylediğinde: “Kes şunu ve ellerini kullanmayı öğren artık” diyebilirsiniz. Sizin için dünyanın parasını harcayarak, güllerle kaplı, çilek ve şampanya eşliğinde müthiş bir atmosfer hazırlayacaktır. Dahası aynı 9 buçuk hafta filmindeki gibi buzlarla oynamaya özenecek, sonuçta ikinci buluşmada iyi ihtimalle grip, kötü ihtimalle zatürree olmanıza sebep olacaktır. Gerilmeyin, aksine gevşeyin. Enerjinizi, bir elinde “Paris‘te Son Tango” filminin afişi, diğerinde tereyağı ile size yaklaştığı zaman kaçmaya saklayın.

 

5) Bay hızlı

 

‘Işıktan daha hızlı’ onun sloganıdır. Sürat adamıdır: Performansı, üç dakika ardından gelen otuz saniyeden ibarettir. Bunun size yeterli gelmemesi, ona şaşırtıcı gelecektir! En dayanılmaz olanı ise her şey bittiğinde, horlamaya teslim olmadan birkaç saniye önce size “Çok iyiydim, değil mi?” diye sormasıdır. Onu terk etmeden önce lütfen düşünün. Bay hızlının avantajı, sevişme sırasında uyumaya devam edebilmeniz, okuyabilmeniz, hatta telefonda arkadaşınızla bile konuşabilmenizdir: O hiçbirinin farkına varmayacaktır!

 

6) Bay yaratıcı

 

Sizi kilometrelerce kağıda sarmaya bayılır; banyoyu adeta bir dalış alanına çevirir; bir sex shop’ta bulabileceğiniz hemen hemen her şeye sahiptir. Öyle ki onun yeniliklerine uyum sağlayayım derken neredeyse bir valizin içine sıkışmış onlarca kıvrılma ve bükülme ile sevişirsiniz. Yaşadığınız her dakikayı ölümsüzleştirmek istercesine yüzlerce fotoğraf çekecektir. Her an, neredeyse her dakika kayıtlı olmalıdır. Şanslıysanız bir ihtimal sevişmenizin filme çekilmesinden kurtulabilirsiniz.

 

Onu terk etmeniz için en uygun zaman, arkadaşlarınızı Küba tatilinde yaptıklarınızı göstermek için çağırdığında, yanlışlıkla Kamasutra pozisyonlarınızı ekrana yansıttığı gece olacaktır.

 

7) Bay metodik

 

Yatakta, sekste çılgına dönmenin yollarından kadın orgazmının sırlarına kadar bütün kullanım kılavuzları bulunmaktadır. G noktasını tam bulmak için, sizin bütün direnmelerinize rağmen, her seferinde bir kırk dakika kaybedecektir. Giriş kısmında gösterdiği özen sizde pozitif etki yaratsa da, sonrasında onunla beraber olmanın maratondan kısa sürmeyeceğini anlayacaksınız: En az 2 saat 15 dakika süren bir debelenme! Son derece teknik yaklaşımlar gösterdiği için kullandığı terimler de anlaşılır olmayacaktır.

 

8) Bay güvensiz

 

Ötekilerden kötü olmamasına rağmen sevişme biter bitmez size sormaya başlar: “Hoşlandığına emin misin, çok mu hızlıydım, seni rahatsız etmedim ya sevmesen bana direk söylerdin, değil mi?, yalvarırım bana doğru söyle, hoşuna gitti değil mi?” Bunların hepsine katlansanız da şimdi söyleyeceği onu terk etmenize sebep olacaktır: “Lütfen bana doğruyu söyle, daha önceki sevgilin daha iyiydi, değil mi?”

 

9) Bay ergen

 

Bay ergen her ne kadar tehlikesiz görünse de en yıpratıcı olanlardan biridir. Divanın üstünde oturup öpüşerek 3 saat geçirir. Gözleri bir yandan da televizyondadır ama sadece gol atıldığında sizi öpmeyi bırakır. Maç sırasında arkadaşlarına sms geçer. Beklemekten sıkılıp artık daha aşağılara inmesini istediğinizde, adeta kızarcasına rahatlamanızı, böylesinin de yeterince zevkli olduğunu söyler. O kadar bencildir ki artık yorgunluktan uyuyakaldığınızda arkasına dönüp bakmaz, sizi üstünüz başınızla öylece bırakır.

 

10) Bay heyecanlı

 

20 yıllık bir evlilik bitirmiştir ama sizi her öptüğünde sanki daha önce hiçbir kadını öpmemiş gibidir. İyi niyetle doludur, ne yazık ki bu beceriksiz olduğu gerçeğini değiştirmez. Onunla aşk yapmak adeta bir “Oo! Özür dilerim.” dizisiyle yaşamak gibidir. En zoru ise sondaki: “Aman Tanrım, ben geldim, ya sen?” sorusuna hayır cevabı verirken sakin kalabilmektir.

Epimedium nedir, ne işe yarar?

Epimedium (epimedyum) nedir?

Uzakdoğu’da yetişen bir bitki olan epimedyum, afrodizyak etkisi olduğuna inanıldığından iktidarsızlık, erken boşalma, orgazm olamama gibi pek çok cinsel sorunun tedavisinde kullanılmış olan bir şifalı bitkidir. Ülkemizde ‘azgın teke otu’ olarak da bilinir.

Epimedyumun hikayesi

Hikayeye göre bundan yüzyıllar önce Çin’de soylu bir ailenin soyu tükenmek üzeredir. Oğullarında iktidarsızlık sorunu olduğunu anlayan aile çalmadık kapı bırakmaz ama çare bulamazlar. Bir gün kapılarını fakir bir çoban çalar ve belirli bir bölgede keçilerini otlattıktan sonra keçilerinin cinsel anlamda daha aktif olduğunu gözlemlediğini söyleyerek topladığı otları verir. Çobana kızıp kovalasalar da oğlan yine de herkesten gizli o otlardan yer ve bir yıl sonra da nur topu gibi bir oğulları olur.

Epimedium’um bir adının da ‘azgın teke otu’ olmasının da bu hikâyeye dayandırılır.

Epimedium neye iyi geliyor?

Epimedyum,

  • İktidarsızlık (sertleşme süresinin az olması)
  • Cinsel isteksizlik
  • Erken boşalma
  • Cinsel birleşme sırasında stres ve korku yaparak ereksiyon olamama
  • Cinsel ilişki sayısında ve süresinde yetersiz olma sorunlarına iyi geliyor.
  • Ayrıca cinsel yaşamında bir problem olmayan ancak cinsel yaşamını daha güçlü ve daha da yüksek hale getirmek isteyen, cinsel bakımdan sağlıklı gözükenler de rahatlıkla kullanabildiği söyleniyor.

    Epimedium’un zararları:

    • Tansiyon ve kalp hastalarının kullanması tavsiye edilmiyor.
    • Hamile ve emziren kadınlar kullanmamalı
    • Kesinlikle doktora başvurmadan alınmaması gerekiyor çünkü hızlı kalp atışı, çarpıntı, alerji, ürtiker, kaşıntı, hırıltılı soluma, solunum güçlüğü, yüz, ağız, boğazda şişkinlik ve başka yan etkileri görülebiliyor.

      Epimedyum nasıl kullanılır?

      Epimedyum bitkisi, kuru haliyle ülkemizde satılmamaktadır. Ancak bitkisel ürünler satan yerlerde kapsül veya macun şeklinde satışa sunulmaktadır.

CİNSEL İSTEKSİZLİK NEDİR?

Cinsel isteksizlik pek çok kişinin farklı dönemlerde karşılaştığı bir sorundur. Hem bayan hem erkek her iki cinste de görülebilir. Halk arasında cinsel soğukluk olarak da adlandırılan cinsel isteksizlik yeterli cinsel uyarı olmasına rağmen kadın ve erkekte cinsel herhangi bir isteğin duyulmaması anlamına gelir. Cinsel isteksizlik cinsel etkinlik isteğinin azalması ya da hiç olmaması şeklinde tanımlanabilir.

CİNSEL İSTEKSİZLİĞİN NEDENLERİ NELERDİR?

Erkeklerde cinsel isteksizlik, genel olarak psikolojik faktörlere bağlı olmanın yanı sıra erkeklik hormonu olan testosteron eksikliği neticesinde de karşımıza çıkabilmektedir. Testosteron erkeklerde cinsel dürtünün düzenlenmesinde etkili temel faktördür. bayanlarda ise; Cinsellik ayıp günah olarak yetiştirilmek, bakirelik konusunda kaygılanma, İlişki sırasında canının acıyacağı korkusu ve gebe kalma korkusu, Doğum kontrolü için kullanılan hormonlar, sık doğumlar gibi durumlarda bayanlarda cinsel isteksizlik ortaya çıkmaktadır.

 

CİNSEL İSTEKSİZLİĞİN TEDAVİSİ

 

Tedavide en önemli nokta cinsel isteksizliğin neden kaynaklandığını öğrenmektir. Sorunun kaynağına inerek ve bu sorunu çözerek yaşanılan cinsel isteksizliğe son verilebilir.  Eğer sorununuzun kaynağını bulamıyorsanız ya da çözüm ile ilgili sorun yaşıyorsanız bir uzmana görünmenizde yarar vardır. Bütün bunların dışında çözümü doğada aramakta gerekmektedir.  Birçok bitki cinsel isteksizliğe çözüm olabilir bunlar:  Ginseng, rezene, lavanta, polen, zencefil, süsen, meyan kökü, arı sütü gibi bitkilerdir.

 

SKOR TAKINTISI BALAYINIZI BAŞLAMADAN BİTİRMESİN!

Yaz mevsimi demek düğün mevsimi demektir, aşıkların vuslata erme zamanı demektir… Hele hele “evlenmeden olmaz” diyenlerin muradına ereceği zamandır… Onlar düğünü değil de balayını heyecanla bekler… Nikah, düğün, el öpmeler, formaliteler bitse de baş başa kalsak, birbirimizi keşfetsek diye dört dönerler… Zaten hormonları harekete geçiren yaz, balayı çiftini iyice aşka getirir… Neredeyse odalarından hiç çıkmamak, 7×24 sevişmek isterler… Peki, özellikle cinselliği ilk kez balayında yaşayanları bekleyen tehlikeler var mı? Ne yazık ki, yaz aylarında yapılan balayı seyahatleri ‘balayı enfeksiyonları’ ile gölgelenebiliyor. Aşırı cinsel ilişki ve hijyenik olmayan ortamlar, balayı sistitine neden olabiliyor. Balayı yeni gelin için tam bir kabusa dönüşebiliyor. Tabii ki hijyen koşullarına dikkat etmek, cinselliği doyasıya yaşamayı birkaç güne sığdırmaya çalışmamak unutulmaz bir balayı yaşamanızı sağlayabilir…

Balayına malumunuz nikahtan bir gün sonra gidilir ve genellikle bir hafta kalınır. Hal böyle olunca da çiftler hem bir an önce düğün stresinden kurtulmaya hem de o 7 günü en iyi şekilde değerlendirmeye çalışır. Özellikle bizim ülkemizde çiftler, öncelikle de gelinler, ilk cinsel deneyimlerini nikah günü yaşayıp ardından balayına gidiyor. Sonuçta da bazı sağlık problemleri ortaya çıkabiliyor. Çünkü ilk cinsel ilişki sonrasında kızlık zarı, kanıyor ve enfeksiyonlara açık oluyor. Bu duruma, yaz aylarında balayı için gidilen mekanların yeterince hijyenik olmaması da eklenince ‘e.coli’ ve ‘vaginal candida’ bakterileri vücuda yerleşiyor. Tabii bir de çiftlerin, balayında aşırı seks yapması var. Balayı sonrası haftada üç defaya inecek olan seks sayısı, balayında günde üçe çıkıyor. Böylece hem balayı sistiti, hem de vaginit bir anlamda kaçınılmaz oluyor.

Balayında yaşanan sistit ve vajinit enfeksiyonun doğurabileceği en tehlikeli sonuç; cinsel soğukluk… Çünkü bu enfeksiyonlar, cinsel ilişkiyi acılı hale getiriyor. İlk cinsellik tecrübesini, şiddetli ağrı ve acı eşliğinde yaşayan kadında cinsel soğukluk doğal bir sonuç olarak ortaya çıkıyor. Sebebi ortada: İlk deneyimin böyle yaşanması seksin hep böyle olduğu ve hep böyle devam edeceği inancını yaratıyor. Sonraki ilişkilerinde, bu da ağrılı cinsel ilişki demek. Çiftler bu nedenle balayı dönüşü uzun süre seks yapamıyorlar. Korku sonucu oluşan cinsel soğukluğun tedavisi bazen çok uzun zaman sürebiliyor. ‘Balayı sistiti’ de vaginit de çoğu zaman beraber görülüyor. Birinde idrarda yanma, diğerinde vajende yanma oluyor. İkisi de birbirini tamamlıyor ve ikisi de tedavi gerektiriyor. En kötüsü de bu durumun hemen balayının başında görülmesi. Çünkü doktora başvurulduğunda 15 gün ilişki yasağı koyabilir. Vajinal ve üriner enfeksiyon aynı şekilde erkeğe de geçebilir. Erkeklerde de ağrı ve idrarda yanma duyulabilir.

Sorun yaşama korkusuyla çiftler birbirinden uzak mı duracak? Tabii ki hayır! Hijyene dikkat edilecek… Konaklanan yerdeki havuz, deniz, banyo, tuvalet ve eşyaların (havlu-çarşaf vb.) hijyenik olduğundan emin olmak şart.

En önemli nokta ise skora takılı kalmamak! Balayında hem sayı olarak fazla, hem de süre olarak uzun seks keyifli olabilir ama sonra acısını yine siz çekersiniz. Uzun ve sert birleşmeden kaçının. Kuru ilişkiden kaçının çünkü bu da enfeksiyona yol açar. Bu noktada hem gelinin hem damadın bilinçli olması gerekiyor. İlişkiye yeni başlayan birinin vajen ıslaklığını sağlaması pek de kolay olmaz. Vajen ıslaklığını sağlamak için krem kullanılabilir.

Seks sırasında şiddetli ağrı ve yanma, seks sonrası yanma, ağrılı idrar, sıkışma ve sık idrara çıkma, vajende yanma varsa hiç vakit kaybetmeden hemen bir doktora başvurmalısınız. Daha kötü ve uzun vadeye yayılan sorunla yaşamak istemiyorsanız skora biraz ara vermeniz gerekebilir ama üzülmeyin, telafi edeceğiniz çok zaman olacak önünüzde…

Cinsel Özgüven

Kaliteli ve uyumlu bir cinsel hayat, kişinin özgüveninde saklı. Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam için, güçlü bir aşk ilişkisi için “cinsel özgüven” gerekir.

Cinsel işlev bozukluklarının kökeninde özgüvenin farkına varılmaması yatıyor olabilir.

Özgüven dünyadaki en güçlü afrodizyaklardan biridir. Bir kadını veya erkeği çekici kılan en önemli etkenlerden biri özgüvendir. Çünkü özgüven kişiye cinsel güç verir, cinsel enerjisini artırır ve daha fazla çaba göstermeye özendirir, cinsel haz için ilham kaynağıdır, kişinin kendisiyle gurur duymasını, hem bedeninden hem de partnerinin bedeninden keyif almasını sağlar.

Özgüven için kişisel sorumluluk almak şart. Kişi kendinin, yakınlarının ve hayatının sorumluluğunu alabildiği sürece, özgüveninin farkına varabilir.

Peki, özgüven cinsel hayatı nasıl etkiliyor                                     

Özgüven cinsellik için de oldukça önemli. Kişisel gelişimini tamamlamış, hayattan ne istediğini bilen, gelecekte ne yapacağını planlayan bir kişinin, hayatına hâkim olması, yaptıklarının sorumluluğunu alması ve farkına varması özgüvenin ta kendisidir. Sadece cinselliği değil eş ilişkisini yönlendirmek de özgüven sayesinde olur. Cinsellik dışında partnerle iletişim iyi ise, birbirlerine her sıkıntılarını rahatlıkla söyleyebiliyorlarsa, kendilerine ve birbirlerine zaman ayırabiliyorlarsa bu çiftin özgüveni yerinde demektir.

ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ CİNSEL SORUNLARIN KAYNAĞINDA VAR

Özgüveni yerinde olan çiftler, birbirlerinin ne istediklerini bilirler. Nelerden hoşlandıklarının farkındadırlar ve bunları birbirlerinden talep ederler. Birbirlerine karşı utanç duygusunu yoğun yaşamazlar. Cinsel işlev bozukluklarının kayağında özgüven eksikliği vardır. “Partnerimden şunu istesem beni nasıl anlar?”, “Beni seviyor mu?”, “Ya onu tatmin edemezsem?”, “beni terk eder mi?”, “Penisimin boyu yeterli mi?”, “Acaba vücudumu beğeniyor mu?” gibi sorular akıllarında dolaşan ve cinsel isteklerini birbirleriyle paylaşamayan çiftlerin özgüveni eksiktir. Özgüven yoksa cinsellikte tatmin azalır ve bu da ilişkiye zarar verir. Özgüvenin farkına varılmaması cinselliğin olumlu yaşanması önünde engellerden biridir. Performans anksiyetesi yani başaramama korkusuözellikle özgüveninin farkında olmayan, cinsel bilgi ve deneyimi yeterli olmayan kişilerde yaşanan cinsel sorunun ardından ortaya çıkabilen bir durumdur. Kişi, her seferinde yine başarısız olacağı ya da o an için başarılı olsa da bunu sürdüremeyeceği, yetersiz algılanacağı ve eşinin tatmin olmayacağı gibi cinsel takıntılarla meşgul hale gelir. Hatta daha cinselliği düşünmeye başladığı anda bile zevk almaya veya cinsel doyuma ulaşmaya değil performansına odaklanmaya başlar ve kendi kendine yaptığı olumsuz değerlendirmelerle başarıya ulaşmak o kişi için imkânsız bir hale gelir. Özgüvenin farkında olmayan bir kişi başta cinsel organları olmak üzere bedenin çeşitli bölümlerine yönelik yetersizlik ya da çirkinlik üzerine odaklı cinsel takıntılara da kapılabilir.Başaramama korkusu, utanma, aşağılık duygusu, umutsuzluk gibi duygular genellikle cinsel hayattaki kimi olumsuz yaşam deneyimlerinden sonra ortaya çıkarlar. Örneğin kişi cinsel yaşamına sağlıklı ve destekleyici bir ortamda başlamamış olabilir, partneri kendisine çok eleştirel, talepkar veya aşırı koruyucu davranmış ta olabilir. Sonuç olarak, kişi bu nedenlerle kendisi hakkında olumsuz düşünmeye başlar. ÖZGÜVEN SAKLI BİR CEVHERDİR

Özgüven; kişinin kendisi ve yetenekleri hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olması ve kendisi iyi hissetmesi anlamına gelir. Başka bir deyişle kişi kendisi olmaktan memnundur ve bunun sonucu olarak kendisiyle ve çevresiyle barışıktır. Kısaca; özgüvene sevilebilir ve becerebilir olma duygusu diyebiliriz. Yaşayarak öğrenmek, içgörüyü meydana getirirken okumak da farkındalığı meydana getirir. Kişinin kendini iyi bilmesinde yatan özgüven için sonuç değil süreç önemlidir. İnsanın yarım ve yalnız olduğunu kabul etmesi gerekir. Ölmeden ölmek, terk edilmeden terk edilmenin ne olduğunu bilmek özgüveni getirir. Özgüven, okumak, yaşamak ve tecrübe etmektir. Özgüven ne azalır ne artar. Her zaman kişinin içinde bir yerde saklıdır ve kişinin onu bulmasını beklerÖzgüven kişinin içinde saklı bir cevherdirGüç ve özgüven dışarıda aramamalıdır, onlar insanın hep içinden gelir ve her zaman oradadırlar. Nasıl ki ulaşmak için kazmak, cevheri yaratmaz ama ona ulaştırırsa, kişi de içindeki özgüveni ortaya çıkarabilir. Cevherin üstünü kişi kendisi örtmemiştir ama açacak olan da kendisidir. Kazmak ve ona ulaşmak kişinin kendi elindedir, bu kişin bir seçimi olacaktır. Bu nedenle özgüven eksikliği tabiri doğru bir tabir değildir. Doğuştan var olan ve kişi var oldukça var olacak olan özgüven, hiç eksilmez, sadece kişi farkında olmadan kendisini kandırır. Bu kandırmaca ise; kişinin kendisinden şüphe duyması, pasif olması, boyun eğmesi, aşırı uyum göstermesi, kendini yalnızlığa mahkûm etmesi, eleştirilere karşı hassas olması, güvensizlik hissetmesi, depresyona girmesi, aşağılık duygusunu ve sevilmediğini hissetmesi gibi kavramlarla tanımlanabilir.

İşte özgüvenin farkına varılması için önemli tavsiyelerimiz:

Cinsel sorunlardan sonra yaşanan çaresizlik aslında öğrenilmiştir, keyifli ve sağlıklı bir cinsel yaşam da öğrenilebilir. Başkaları yapabildiyse siz de yapabilirsiniz. İçinizde sandığınızdan daha fazlası var. Her şey sizinle başlar. Doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur. Kişi kendisini hiç aldatmadıkları için tanımadıklarına güven duyma eğilimi gösterir ama kendisini aldatmaya devam eder. Bu nedenle önce kendinizi aldatmaktan vazgeçin ve kendinizi sevin. Başkalarına karşı beslediğimiz güvenin en büyük kısmını doğuran, kendinize olan güveninizdir, bu nedenle kendiniz hakkında olumlu düşünün. Kendinizi iyi tanıyın, kendinize açık hedefler koyun ve hep pozitif düşünün. Bir şey başardığınızda kendinizle gurur duyun ve kendinizi ödüllendirin. Çünkü insanın kendisine yapabileceği en büyük fenalıklardan biri kendisinde hep var olan özgüvenini yok farz etmesidir. Cinsel başarısızlıkların birer ders olduğunu ya da başarı yolunda küçük molalar olduğunu düşünün. Fikirlerinizi savunun, partnerinizin haklarını ihlal etmeden, kendi duygularınızı, düşüncelerinizi, inançlarınızı, ihtiyaçlarınızı, dürüst ve net bir şekilde ifade etmeyi öğrenin. Her zaman sizi üzecek birileri olacaktır, yapmanız gereken önce kendinize güvenmeye devam etmektir. Haklarınıza sahip çıkmayı öğrenin ve sizin için makul olmayan isteklere gerektiğinde “hayır” deyin. Çünkü kişinin kendisine olan güveni bir kuş kadar çekingendir, kişi onu bir kez kovdu mu, tekrar bulması uzun zamana bağlıdır. Cinsel yaşamınızda önemli olduğuna inandığınız cinsel sorunların bir listesini çıkartın ve daha sonra okuduğunuz doğru bilimsel kaynaklardan elde ettiğiniz bilgilerle bunları iyileştirmenin veya değiştirmenin yollarını yazın. Son olarak yaşamınızdaki başarılarınızı hatırlayın, sahip olduğunuz tüm yeteneklerinizi, iyi kullandığınız becerilerinizi aklınıza getirin ve güvenli davranarak kazançlı çıktığınız zamanları hatırlayın, işe yarayacaktır.

EŞCİNSELLİK

Estrogenolit Hap
Eşcinsellik bir çok hekim tarafından farklı farklı tanımlansa da üçüncü bir cins olarak kabul edip tedaviye gereksiz kabul eden bir uçtan; bir hastalık olduğu ve neredeyse zorunlu tedavi edilmesini düşünen bir diğer uç arasındanki geniş yelpazede ele alınabilecek bir konudur.
Bu iki kutuplaşma nedeniyle konu kaçınılmaz olarak tartışma içermektedir.
1970′ lere kadar bir bozukluk olarak kabul edilen eşcinsellik bu tarihten sonra DSM 4’te hastalık olmaktan çıkarılmıştır.
İCD-10 kodlama sisteminde ise eşcinsellik: cinsel gelişme ve yönelimle ilgili ruhsal ve davranışsal bozukluklar şeklinde ele alınmıştır.
Sağlıkçılar grubunun bu iki uç noktada ki kabul görme düşünce savaşını bir kenara bırakırsak. Acı ama gerçek olan bu durumdan hoşnut olanların yanı sıra muzdarip olan bir grup eşcinsel de var. Bu taraftan bakınca eş cinselliğin tartışılmaz bir tabu olmadığının ıspatıdır.
Koruyucu ruh sağlığında sosyal bir problem olan eşcinsellik, bir tercih değildir elbet ama eşcinsel ilişki yaşamak bir tercihtir. Çünkü eşcinsellik doğal olarak var olan bir yöntem değildir. Çocukluk döneminden itibaren yaşanmış çeşitli travmalar neticesinde ya da yanlış eğitimle sosyal olarak öğrenme ile gelişmiş bir durumdur. Zor ve acı dolu bir çocukluk zemininde; hatalı anne baba tutumları, ihmalleri, duygusal ve bedensel travmalar eşcinsellerin ortak noktasını oluşturmaktadır. Bu nedenle eşcinselliğin nedenlerini anlamak ve yaygınlaşmasını önlemeye çalışmak önemlidir.
Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap
Literatüre baktığımızda sağlıklı ve sevgi dolu bir aile ortamında büyümüş ve travması olmayan bir eşcinsel yaşantı süren kişiye rastlanmamıştır. Diğer taraftan travma ve ihmaller içeren bir çocukluk yaşayan herkeste eşcinsel olmamaktadır. Mesele kalınan travma değil o travmanın içselleştirilmesidir.
O yüzden sağlıklı ve mutlu bir aile kurma, anne baba eğitimi, evlilik öncesi cinsel danışmanlık gibi rehberliklere ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır.
Eşcinsel eğilimlerinden kurtulmak isteyip üstesinden gelmeye çalışan kişiler “eşcinsel hakları hareketleri” tarafından görmezden gelinmektedir. “Eşcinsellik 3. Bir cinstir tedavi edilmeleri gereksizdir” düşüncesini savunan gruplar; tedavi olmak isteyen eşcinselleri destek ve terapi imkanlarından mahrum bırakmaktadırlar.
Hatta bazı hekimler ve cinsel terapistler tedavi arayışında olan hastaları, “bu sizin cinsel tercihinizdir ve tedavisi yoktur.” Diyerek temel insan haklarından olan sağlık hizmetine ulaşma ve yararlanma hakkını çiğnemektedirler. Ruhen ve bedenen sağlıklı olmak; ve gerektiğinde tedavi olma isteği her insanın hakkıdır.
Estrogenolit Hap

Neden sabahları sevişmeliyiz?

Çalışan kadınların çoğu için çalar saat sabah sabah hiç motive edici bir ses değildir.

Her şeyin üstesinden gelen Türk kadını için sabah seksi neden deveye hendek atlatmak kadar zor gelir? Oysaki tereyağından kıl çekmek kadar kolay, aynı anda 100 yeni ayakkabı almak kadar zevklidir…

Bilim adamları seks yaparak güne başlayan insanların, seks yapmadan evden çıkanlara oranla bütün günü daha mutlu, sorunsuz ve sağlıklı geçirdiğini söylüyor.

Sabah seksinin faydaları!

Sabah seks yapmak çiftleri gün boyu birbirlerine sevgi ile bağlar. Kendinizi daha iyi, güçlü güzel ve özel hissetmelerini sağlar. Ayrıca sabah seksi enfeksiyonlara karşı koruyan bir antikor gibi mutluluk seviyenizi artırarak tüm gün bağışıklık sisteminizi güçlendirir.

İşte size sabah seksi için hazırlık maddeleri

  • Öncelikle akşamdan giyeceğiniz kıyafetleri hazırlayın.
  • Normalde işe gitmek için kalktığınız saatten 1/2 saat öncesine kurun.
  • Uyanır uyanmaz banyoya koşup dişlerinizi fırçalayın.
  • Mutfağa gidip bir bardak su için.
  • Yatak odanıza dönüp kondom kullanıyorsanız yatağa yakın bir yere kondomunuzu hazırlayın.
  • Tamamen çıplak kalacak şekilde soyunup yatağa girin.
  • Eşinizin uyuduğu pozisyona göre ona sarılıp vücudunu okşamaya başlayabilirsiniz…

Üşenmeyin!

Sabah normal saatinizden daha erken kalkmak kesin zor gelecek ama mutlu bir gün geçirmek için denemeye değer. Seviştikten sonra duşa girip hazırlanmak sonra o mükemmel trafiğin göbeğine düşmek elbette zor geliyor çoğumuza. Fakat erkeği mutlu etmenin yolu artık mideden geçmiyor…

Seks pozisyonları (Kamasutra seks pozisyonları)

Yatak odanızı canlandırmak istiyorsanız kamasutra seks pozisyonları aradığınız şey olabilir. Kamasutra seks pozisyonları çiftlerin farklı pozisyonları denemeleri için alternatifler yaratıyor. İşte heyecanlı değişik ve zevkli kamasutra seks pozisyonları…

Seks hayatın vazgeçilmez parçalarından biri. Partnerinizle duygusal ve ateşli saatler geçirmeniz için elinizde bulunan en özel anlara değişiklik katmanın yolu kamasutra seks pozisyonları denemenizden geçiyor.

Peki, kamasutra nedir?
Kama Sutra Hindistan’da ortaya çıkmış zevk kitabi anlamına gelen mutlu bir yaşama ulaşabilmek için tavsiyelerin yer aldığı bir kitaptır.

Bugünlerde ise Kama Sutra’nın cinsel öğretileri ön plana çıkmıştır. Öğretiye göre çiftlerin seks esnasında aldığı haz en üst seviyede olmalı ve sonuca odaklı olmamalı. Seks pozisyonları da zorluk seviyelerine göre sınıflandırılmıştır.

Asma kilit pozisyonu
Kadın masa gibi yüksek bir eşyanın üzerine oturur. Kollarıyla arkadan destek alarak önünde duran erkeği bacaklarıyla sarar.

Ayak omuzlarda pozisyonu
Kadın düz bir zemin üzerinde yatar ve önünde diz çökmüş erkeğin omuzlarına bacaklarını uzatır ve kalçasını adamın kasıklarına doğru iter.

Çift kat pozisyonu
Erkek düz bir zemine uzanır. Tercihen yumuşak. Kadın ise erkeğin üzerine sırt üstü uzanır. Kadın dirseklerinden destek almalıdır.

Deniz kızı pozisyonu
Kadın yüksek ve düz bir zeminde uzanır. Beli uzandığı zeminin ucunda olmalı. Kalçasını ve bacaklarını önünde duran erkeği göğsünden yukarıya doğru uzatır. Beline yastık koyarak destekleyebilirsiniz.

El arabası pozisyonu
Kamasutranın en zor pozisyonlarından biridir. Ancak deneyenler şiddetle tavsiye eder. Kadın yumuşak bir zeminde emekler pozisyonu alır. Ardından dirseklerini yere koyar ve bu esnada erkek kadının ayaklarından tutarak kaldırır ve yaklaşır. Bu pozisyonda denge önemlidir.

Kadın üstte pozisyonu
Erkek bacakları kapalı bir şekilde sırt üstü uzanır. Kadın erkeğin üzerine oturur. Hakimiyet kadındadır.

Köpek pozisyonu
Klasik ama herkes tarafından sevilen bir pozisyondur.  Kadın emekler vaziyette dururken erkek kadının kalçalarından destek alarak birleşme sağlar.

EVLENECEKLR SEKSTEN KORKMAYIN

Estrogenolit Hap
Yanlış anlaşılmasın! Bu korku sanıldığı gibi sadece topluma karışmamış, henüz çok genç, öğrenim hayatı olmamış, iş hayatına girmemiş kişilerin değil güçlü, ayakları üzerinde rahatlıkla durabilen, kendinden emin, doktor, avukat, mühendis, öğretmen, hemşire olmuş nicelerinin de kabusu maalesef. Hatta eğitim düzeyi yüksek, otokontrolü fazlaca gelişmiş, toplumsal kurallara nispeten fazla bağlı kişilerde daha sık yaşanabilen bir sorun.
Artık evleniyorsunuz ve toplumun konuşmamanızı, sormamanızı, öğrenmemenizi istediği cinselliğinizin bir parçası olan seks artık sizin evlilikle birlikte tescillenecek “göreviniz” olmak üzere…
Bugüne kadar hep uzak kaldığınız belki günah saydığınız bir görev var sizi bekleyen çünkü evlenecek ve kadın olacaksınız.
Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap
Cinsel işlev bozuklukları olarak genelleyebileceğimiz vajinismus, bu sorunu yaşayan ya da yaşayacak olanların bir kısmında “bedensel” bir kısmında ise “psikolojik” faktörlere bağlı olabilir. Bu faktörler doğuştan gelen özellikler olabileceği gibi yetiştirilme koşulları, ailenin tutumu, eğitim düzeyi, sorunu yaşayan bireyin yetiştiği alt kültürün cinselliğe bakışı, yaşanılan psikolojik travmalar, cinsellik konusunda kulaktan dolma bilgiler, ilk gece yaşadıklarını korkunç hikayeler olarak anlatanlarla aynı ortamlarda bulunmak, aile baskısı ile cinselliğin ayıp ya da günah olduğu belletilmiş ya da henüz çocukken belki de cinsel tacize uğramış ve bunu kimselerle paylaşamamış kişiler olabilir…Severek evlendiği adamın elinden tuttuğunda bile dünyanın en mutlu insanı olabilen ama evlenip de birbirlerine ait olma vakti geldiğinde gözleri kararan, nefes alamayan, ağlama krizlerine girenler sandığımızdan çok daha fazlalar…Böyle zamanlarda genellikle çiftler önce zamana bırakmaya karar veriyorlar, biraz daha bekleyince her şey kendiliğinden düzelebilir umuduyla fakat maalesef her deneme hüsranla sonuçlanıyor. Korku, sinir bozukluğu ve zamanla suçluluk, kızgınlık da başlıyor.
Bilinmesi gerekiyor ki yıllarca bu sorunla yaşayan çiftler var çevremizde.
Estrogenolit Hap