YAZ MEVSİMİNİN SEKS TUZAKLARI

Yazın sıcaklığını iyiden iyiye hissettirdiği şu günlerde, biraz olsun ferahlamak için deniz ve havuzlara akın ediyoruz. Cinsel yolla bulaşan bazı hastalıkların deniz ve havuz sefası sonucu oluşabileceğini de unutmamak gerekir.
Havuzlar tehlikeli olabilir

Havuzlardan veya denizlerden en fazla bulaşan hastalığın genital mantar enfeksiyonları olduğunu söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; “Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bir kısmı özellikle toplu havuzlardan yaygın olarak bulaşabiliyor. Havuz veya deniz sefasının hastanede bitmemesi için vatandaşlarımızı girilen havuzun temizliğinden emin olunması konusunda uyarıyoruz ve su sirkülâsyonu fazla olan havuzların tercih edilmesini öneriyoruz. Çünkü yeterince temizlenmeyen havuzlar ve kirlilik seviyesi yüksek sahiller tehlikeli olabilir.”dedi.

Havuzdan bulaşan hastalıklar nelerdir?

Sıcak ile artan terlemenin yaz aylarında mantar üremesini kolaylaştırdığına dikkat çeken CİSED Genel Başkan Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; “Havuzlardan bulaşan hastalıklar arasında genital mantar enfeksiyonları, bakteriyel vajinit, molluscum cantagiosum ve trikomonas enfeksiyonları sıklıkla görülür.

Ayrıca iyi temizlenmeyen havuzlardan tifo, hepatit A ve E, cryptosporidum, kolibasili, giardia, shigella, dizanteri ve paratifo gibi ateşli ishal yapan mikroplar, göz, kulak, burun, boğaz enfeksiyonları ile mantar, uyuz, impetigo gibi deri hastalıkları da bulaşabilir.” diye belirtti.

Denizler daha güvenli

Denizde mikrop kapmanın havuzlara oranla daha zor olduğunu söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psk. Dan. Fatma Ayrık; “Deniz suyu tuzlu olduğu için mikropların yaşaması daha zordur. Ama kirli, yüzeyi köpüklü ve yeşil görünümde olan denizlerde yüzmeyin.

Ancak havuzlara bu anlamda daha çok dikkat etmek gerekir. Çünkü havuzlar durağan sular olması nedeniyle kolaylıkla kirlenebilir ve mikrop üremesi daha kolaydır ve mikropları kontrol altına almak için hijyen kurallarına çok dikkat edilmelidir.” diyerek hijyene dikkat çekti.

Islak mayo ile oturmayın, mutlaka kurulanın!

Havuzlardan veya denizden bulaşan genital enfeksiyonların bazı küçük önlemleri göz ardı etmeden kaynaklandığının altını çizen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan havuzlardan bulaşanlar daha çok ıslak mayoyla beklemek, yeterince kurulanmamak, üşümek, sık çamaşır değiştirmemek, temiz olmayan havuzların ve hijyenik olmayan tuvaletlerin kullanılması, naylondan imal edilmiş ve dar olan kıyafetlerin kullanılması ile korunmasız ilişki şeklinde genital floranın dengesinin bozulmasıyla oluşur.

Çünkü bu enfeksiyonların yerleşmesinde nem çok önemlidir. Islak ve nemli ortamlarda vücudumuzda zaten var olan ama yeterli nemi ve ıslaklığı bulamadığı için şikâyet yaratmayan mantarlar, üremelerini artırarak kaşıntı, peynir kesiği tarzında beyaz akıntı, kızarıklık, genital bölgede yanma ve tahriş hissi meydana getirirler.

Bakteriyel vajinitte ise sarı-gri veya kirli beyaz renkte kokulu akıntı ve cinsel ilişkide acıma olur. Trikomonas ise çok yoğun sarı-yeşilimsi bir akıntı yapar. Molluscum cantagiosum ise genital bölgede küçük yuvarlak siğiller oluşturur.” dedi.
CİSED’in yaz önerileri

Suya girmeden önce duş alarak vücudu iyice temizlemenin çok önemli olduğuna dikkat çeken CİSED Genel Başkan Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak, alınacak basit tedbirlerle vatandaşların bu hastalıklardan korunabileceğini belirterek, havuzlarda veya denizde bulaşıcı hastalıklardan korunmak için aşağıdaki önerilerde bulundu:

– Hijyen için periyodik kimyasal ve fiziksel temizlik işlemlerinin ihmal edilmediği yüzme havuzlarının tercih edilmesini öneriyoruz. Yüzme havuzunda normal klor seviyesi 0,8 mg/lt düzeyinde olmalı ve çok iyi çalışan bir filtreleme sistemi bulunmalıdır. Ayrıca hepatit A ve B aşısı olmayan çocukların havuzlara gönderilmemesini de tavsiye ediyoruz. İşletme sahipleri kadar vatandaşlarımızın da kendilerine dikkat etmesi gerekir.

– Bu bağlamda: Havuz kenarlarında yiyecek yemeyin ve sigara içilmeyin. Ateşli hastalık yada ishal geçirirken havuza girmeyin. Bone kullanın. Suya tükürmeyin. Islak mayoyla oturmayın. Yeterince kurulanın.

– Sık çamaşır değiştirin. Temiz ve sağlıklı olmayan tuvaletleri kullanmayın. Naylondan imal edilmiş ve dar olan kıyafetleri kullanmayın.

– Korunmasız cinsel ilişkiye irmeyin. Havuz bölgesine ayakkabıyla veya dışarıda giyilen terliklerle girmeyin. Ayaklarınızı antiseptik suya batırarak dezenfekte edin.

– Havuzda su yutmamaya dikkat edin. Kulak enfeksiyonlarına karşı kulak tıkacı kullanın. Suya atlarken burnunuzu tutun.

– Cildinizde sıyrık ya da kesik varsa yüzme sonrasında su ve sabunla temizleyin. Göz enfeksiyonlarını önlemek için sualtı gözlüğü veya maskeleri kullanın.

– Çocukların havuzlara tuvaletini yapmalarını engelleyin. Lağım karışan alanlara yakın bölgelerdeki denizlerde ve şiddetli yağmurlar sonrasında yüzmeyin.

Acaba Tekrarlar mı?

Sertleşme bozukluğuna organik (fizyolojik) nedenler, psikojenik nedenler ya da karma (organik ve psikojenik beraber) nedenler yol açabilir. Bugün en çok kabul edilen ve benimde benimsediğim tip karma olan tiptir. Çünkü kişiler fizyolojik olsun psikojenik olsun bir kez başarısız olduğunda hemen korku fantezileri geliştirerek ‘acaba tekrarlar mı?’ sorusunu sıklıkla kendine sormaya başlar. Bu nedenle her fizyolojik sertleşme bozukluğunun altında az ya da çok psikolojik nedenler yatar. Buna en büyük örnek aynı dozda, aynı sertleşme ilacı kullanımda sertleşmenin bazen olup bazen olmaması gösterilebilir. Sonuç olarak organik sebepler tedavi edilirken psikojenik nedenler de göz ardı edilmemelidir.

Sertleşme bozukluğu olan hastalar üroloji uzmanına başvurduğunda tüm bu  sebepler tek tek gözden geçirilir ve bu bilgiler hastaların söyledikleri ile harmanlanarak önce bir tanıya sonra uygun bir tedaviye karar verilir. Örneğin uygun zaman, uygun yer ve uygun kişi ile yapılan cinsel eylemde sertleşme bozukluğu var ise bu daha çok organik (fizyolojik) olabilirken,  partner ile olamayan ama mastürbasyon ile olabilen bir sertlik var ise bu daha çok psikojenik olabilir. Bu ve bunun gibi daha bir çok ayrıştırma muayene sırasında yapılır.

Penis Büyüklüğü Değiştirilebilir mi?

Penis boyu; erişkin bir erkekte sertleşmiş penis kökünden penis ucuna kadar ortalama 9-16 cm’dir. Erkeklerin ortalama penis boyu 13 cm, genişliği ise 2-3 cm’dir. Eğer penis boyunuz sertleşme anında 9 cm altında ise bu tedaviyi alabilirsiniz.

PRP (Platelet Rich Plazma) tedavisi trombosit dediğimiz kan hücrelerini içeren plazmanın penis içine enjeksiyon yöntemi ile uygulanmasıdır. Penise PRP tedavisinin ticari bilinen adı P-Shot’dır. Penis terapisinin birincil amacı, yeni vasküler (damar) yapıların oluşması ile hem ereksiyon miktarını hem de süresini uzatmak yani sertleşme tedavisi yapmaktır. İkinci amacı ise şok dalgası ve bir takım medikal aletler ile birlikte kullanıldığında penis boy ve kalınlığında artışa katkıda bulunmasıdır.

CİNSEL MUTLULUK İÇİN EV ERGONOMİSİ ÇOK ÖNEMLİ…

Oturma odası gibi kullanılan salonlara açılan yatak odası kapıları günümüz inşaat sektöründe her ne kadar maziye karışsa da, hala yapılan konutların pek çoğu çiftlerin sağlıklı, doyumlu ve doyurucu bir cinsellik yaşaması için uygun değil. Ülkemizde “hayalinizdeki ev” diye dillendirilen konutların neredeyse çok azında çiftler arzuladıkları cinselliği yaşayabiliyor. Bu nedenle fiziksel çevrenin insanlarla uyumlu olması gerekiyor. Çiftin fiziksel sağlığını etkilediği kadar, ruh sağlığını, dolayısıyla mutluluğunu ve partner ilişkilerini de etkileyen önemli bir faktör olan ev ergonomisinin mutlaka cinsel yaşama uygun düzenlenmesi gerekiyor. Çünkü cinsellik özgürce yaşandığında zevk verebiliyor, birbirine dokunan ve arzuları doğrultusunda cinsel beklentilerini sakınarak değil, aksine zevk alarak gerçekleştirebilen çiftlerin ilişkisi diğerlerine nazaran daha uzun ömürlü olabiliyor.

SES YALITIMI VE EBEVEYN BANYOSUNUN YENİ BİNALARDA ZORUNLU KILINMASI GEREKİYOR…

Sağlıklı, mutlu ve uzun ömürlü bir cinsel yaşam için çiftin özgürlüğünü ve özelini betimleyen mahremiyet oldukça önemli bir ihtiyaç… Mahremiyet olmadan sağlıklı bir birey, ebeveyn ya da karı-koca olunamıyor. İnsanlar farklı psikolojik ihtiyaçlarından dolayı seks yapabiliyor. Karşı cins tarafından beğenilmek, arzulanmak, tercih edilmek kişinin içinde var olan güvensizlik ve değersizlik duyularının tatmin edilmesine yardımcı olabiliyor. Bununla birlikte, bireyin arzu, istek ve beklentilerinin gerçekleşebilmesi çiftin daha mutlu, sorumlu, başarılı, sıcak, samimi ve iyi birer ebeveyn olabilmesini sağlıyor. Bu nedenle T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Türkiye Müteahhitler Birliği’nin mahrem bir cinsel yaşam için binalarımıza yeni standartlar getirmesi önem taşıyor. Özellikle yatak odalarının duvarlarında ve kapılarında ses yalıtımının olması ve ebeveyn banyolarına yer verilmesi üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konu… Çiftlerin cinselliği gerektiği gibi yaşayamaması cinsel işlev bozukluklarına neden olabileceği gibi, partnerlerin birbirinden uzaklaşmasına, cinsel ilişkiye girmekten kaçınmalarına hatta boşanmalara bile neden olabiliyor. CİSED olarak keyifli ve mutlu bir cinsel yaşam, toplumsal huzur, güzel partner ilişkileri ve sağlıklı çocuk gelişimi için iskân kanunlarında ses yalıtımı ve ebeveyn banyosu yapımının zorunlu kılınmasını tavsiye ediyoruz.

BİRİNİ GERÇEKTEN NASIL SEVERSİNİZ?

Estrogenolit Hap

Kalbinizle sevmenin tek yolu kaybetme riskini cesaretle kabul etmektir.

Her insan içten içe aynı arzulara sahiptir: Tanımak ve tanınmak, sevmek ve sevilmek… Ve yine de, gerçek aşk gözlerimizin içine bakarken, sizi seven biri sizin için oradayken aranıza duvar örmek isteyebilir, kaygılarınızdan kurtulamayabilirsiniz. Bu dürtünün sebepleri bilinçaltınızda sevmenin aynı zamanda incinme ve sevdiğiniz insanı kaybetmeye hazır olmanız gerektiğini bilmenizle alakası vardır. Eğer kendinizi sevdiğiniz insandan sakınıyor, samimiyeti sınırlıyorsanız kendinizi potansiyel risklerden koruyorsunuz demektir. Bu nedenle, bütün kalbinizle sevmenin tek yolu kaybetme riskini cesaretle kabul etmektir.

Kayıp riskine karşı kendimizi korumak için pek çok savunmamız vardır. Bu savunmalardan bazıları bariz şekilde açıktır: Alaycılığa başvururuz, işe odaklanır dikkatimizin dağılmasına ve kendimizi meşgul tutmaya çalışırız, sürekli akıllı telefonumuzu kontrol eder, ekranlara yapışık yaşarız. Samimiyeti yasaklayan diğer savunma mekanizmaları ise biraz daha incedir. Bu koruma biçimleri zihin dünyasında meydana gelir ve genellikle şüphe tezahür eder.

Hepimiz daha önce incindik. Red edildik, alay edildik, görmezden gelindik veya benzer başka bir durumda kalmışızdır. Günümüzde incinmeden ve yıpranmadan bir yetişkin olmak imkansız gibi bir şey. Kültürümüz ‘yetersizlik’ üzerine kurulu gibi. Bize durmaksızın verilen mesajlar şöyle şekilleniyor: Yeterince ince değilsin, yeterince sağlıklı değilsin, yeterince başarılı değilsin, yeterince yoga yapmıyorsun, yeterli stilin yok, yeterince arkadaşın yok, yeterince komik değilsin, yeterince eğlenmiyorsun… ‘Yeterli değilim’ fikri bir kez kafanıza yerleştikten sonra, bu ikili ilişkilerinizi de oldukça etkileyecektir. Karşınıza tüm nitelikleri ile istediğiniz, sevebileceğiniz insan çıktığında bile yeterli olmadığınızı düşünürsünüz. Ego, riskten nefret eder. Ego, bilinmeyenden nefret eder. Ego, savunmasız olmaktan nefret eder. Zorbalık kültüründe, ego bilir ki ya zorba olacaksınız ya da zorbalığa uğrayacaksınız ve hangisini tercih edeceğiniz gün gibi meydanda. Korku ve endişe ile başa çıkmanın kimi yolları var ama unutmamalısınız ki bunun için sabır ve metanet gereklidir.

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Korkuyu adlandırın

Korkuyu buyur edin; onu tanımak için, adlandırmak için… Onunla ilgili yazın, onunla ilgili konuşun. Aklınızda sevdiğiniz insana dair ‘yeterince sevimli değil’ ya da ‘yeterince sosyal değil’ gibi fikirler olduğunda, bunun uzaklaşmak adına bir savunma olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını hatırlayın.

Yalanları gerçekler ile değiştirin

‘Yeterli değilim’ inancına sahip olduğunuzu şimdi biliyorsunuz. Ama diğer insanların bunu anlaması zaman alabilir. Yine de siz artık gerçeği bildiğiniz için iyileşme dönemine girmeli ve kendinizi ‘yeterli’ olduğunuza inandırmalısınız. Seviliyorsunuz. Olduğunuz gibi seviliyorsunuz. Kusursuz değilsiniz, ama öz değeriniz kusursuz olmaya bağlı değil. Sevgiye layıksınız çünkü varsınız. Bunu bilmek ve bunu hücrelerinizde hissetmek yine de iki farklı şey. Sabırlı olmalı ve bu gerçeğin aklınızdaki yalanlarla yer değiştirmesi için kendinize zaman tanımalı ve inanmalısınız.

Kaybetme riski ile barışın

Tüm kalbinizle sevebilmenin tek yolu, incinebileceğinizi kabul etmek ve bundan çekinmemektir. Halbuki hayatımızdaki en büyük gerçek bir gün zamanımızı dolduracak ve tüm sevdiklerimizden ayrılacak, dolayısı ile onları kaybedecek olmamızdır. Ego, kalbinizin kapılarını kapatırsanız kayıpların daha az can yakacağına inanır. Halbuki hiç de öyle değil: Kayıp nasıl olursa olsun acıtır. Öyleyse şansınız ve zamanınız varken tüm kalbinizle sevmelisiniz.

Estrogenolit Hap

KADIN – ERKEK İLİŞKİLERİNDE DUYGUSAL TACİZ

Yakın ilişkilerde zaman zaman olabilecek duygusal taciz davranışlarının, süreklilik gösteren gerçek duygusal tacizden farklı olduğunu ifade eden Keçe, “Bu noktada duygusal tacizin ne olmadığının da altını çizmek gerekir. Çiftlerin tartışmaları, birbirlerine sinirlenmeleri, bağırmaları, kıracı sözler söylemeleri duygusal taciz değildir. Çünkü bir tartışma ya da kavga sırasında kişiler kendi duygu ve düşüncelerini aktarmak isterler, yani amaç bu sözlerle diğerinin davranışlarını ve duygularını kontrol etmek değildir. Seçtikleri yol uygun olmasa da bir sorunla ilgili duygularını ifade etmeleri, çözüm aramak ve bulmak için atılan bir adım olabilir. Herhangi bir konudaki fikirlerin, kişiye etkisini düşünmeden patavatsız bir şekilde söylenmesi de duygusal tacize girmez. Duygusal tacizde bulunan kişi, partnerinin kişisel sınırlarını ihlal edecek ve duygusal istikrarını bozacak şekilde onu korku, utanma, suçluluk duygularına maruz bırakarak sistematik olarak, yenileyici ve tekrarlayıcı olarak kontrol altında tutar. Örneğin, partneri için neyin iyi olduğunu bildiğini düşünerek sürekli her hareketini kontrol etmeye çalışması, yürüyüşünü, giyinmesini, başkalarıyla olan etkileşimlerini, yaşam tarzını sert bir şekilde eleştirmesi, istediği gibi davranmadığında sözlü olarak saldırması duygusal tacizdir. Sözlü taciz, en yaygın duygusal taciz biçimidir. Tehdit, eleştirme, yalanlama, suçlama, emir verme ve azarlama gibi açık ve doğrudan sözlü tacizleri tanımak kolaydır. Ancak duygusal tacizci pasif agresif davranışlarıyla tıpkı koyun kılığına girmiş bir kurt gibidir ve bu açık biçimler kadar zarar veren ama ince ve sinsi bir şekilde yapılarak fark edilmeyen şaka yollu ve ironik sözlü taciz şekillerine de başvurabilir” dedi.

Cinsel farkındalığınızı nasıl artırabilirsiniz?

Seks esnasında andan ve zevk almaktan kopup başka şeyler düşünmeye başlamak çoğu insanın yaşadığı bir durum. Bu süre zarfında“Alışveriş listesine neler yazacaktım?” “Patron mailime neden yanıt vermedi?” “Telefonumu şarja taktım mı?” gibi alakasız düşüncelerin beyninizde dolaşmaya başladığını fark etmiş olabilirsiniz. Bunun sonucunda da ereksiyon problemleri, vajinal ağrı veya düşük libido gibi sonuçlara rastlanabilir ve bu da hayat ve ilişki kalitenizi önemli derecede etkiler. Bunun gibi durumlarda farkındalık anın tadını çıkarmanıza yardımcı olabilir.

Özet olarak farkındalık; anda olmak, o an neler yaşadığını hiçbir yargılama yapmadan,  düşüncelerden ve duygulardan uzak olarak fark etmek diye tanımlanabilir. Bu da bizi bedenimize bağlar ve kafamızın içindeki düşüncelerle boğulmamamıza yardımcı olur. Yemek yerken, işteyken, kitap okurken ve çocuklara bakarken farkındalığı artırmanın yanı sıra son zamanlarda insanların cinsel yaşam kalitesini artırmak için seks konusunda da farkındalık sahibi olması önem kazanmaya başladı. Araştırmalara göre modern yaşam tarzları insanların cinsel yaşamını etkiliyor. Londra Üniversitesi Akademisi’nden Cath Mercer, insanların iş ve maddi konular hakkında endişelendiklerini ve bu yüzden de seksten zevk alacak moda giremediklerini belirtiyor. Bunun yanı sıra yatak odasına getirilen akıllı telefonlar ve tabletler de bu durumu etkiliyor.

Farkındalık, dikkat dağıtıcı unsurların oldukça fazla olduğu yaşantımızda konsantre olabilmek adına bize yardımcı olabilecek önemli bir etken. Bu noktada da psikoseksüel çift terapisti Kate Moyle’un önerdiği şey ise seks yaparken hissettiklerinizi ve bedeninizi keşfetmek. Buna küçük bir alıştırma yaparak başlayabilirsiniz. Duştayken suyun vücudunuza dokunuşunu ve sesini hissedin. Böylelikle kafanızdaki düşüncelerde değil anda olursunuz ve kendi bedeninizde kalmayı başarabilirsiniz. Cinsel ilişki süresince de kafanızdaki düşünceler yerine partnerinizin kokusuna veya sesine odaklanmak, onun da neler hissettiğini fark etmek sizi o ana geri götürmeye yardımcı olur. Kafanız dağıldığında kendinize kızmayın sadece ana dönmek için çabalayın.

Araştırmalara göre kadınların zihinlerinin bedenlerinde gerçekleşenlerden kopmaya daha eğilimli olduğu tespit edilmiş. Bunun sebebi ise kadınlarda cinsel uyarılmanın bedenin yanı sıra zihinde de gerçekleşmesinin çok nadiren gerçekleşen bir durum olması. Erkeklerde ise fiziksel ve zihinsel uyarılmanın daha uyum içinde gerçekleştiği biliniyor. Seks terapistinden yardım almak cinsel konuda endişeleri olan insanlara yardımcı olabilirken, kişilerin bu konuda kitaplar okumasının ya da çeşitli mobil uygulamalar kullanmalarının da farkındalığı artırmada etkili olduğu belirtiliyor. Cinsel ilişki süresince farkındalığı artırmanın aslında insanların kendi nefes alıp verişine odaklanmak kadar kolay bir şey olduğunu belirten Brotto, o anlarda kafanın dağılmasına izin vermek yerine hissedilenlere odaklanmanın en önemli nokta olduğunu belirtiyor.

Cinsel sağlık ürünü Vajina topları

Rahim kaslarını güçlendirmek için kullanılan vajina topları, cinsel ilişkiden alınan zevki artırmayı da amaçlıyor.

Vajina topu nedir?

Cinsel sağlık ürünü olarak piyasada bulunan vajina topu, medikal silikondan ya da çeşitli doğal taşlardan yapılan, farklı ağırlıklarda ve ebatlarda olabilse de ortalama bir pinpon topu büyüklüğünde olan ve temel amacı vajinal kasları güçlendirmek olan bir üründür. Bu kasların güçlenmesi hem pelvik taban sağlığı hem de orgazm kalitesi için önemlidir.

Kadın-doğum uzmanları, pelvik kaslarını güçlendirmek için kegel egzersizlerini öneriyor. Pelvik taban kasları rahim, idrar kesesi ve kalın bağırsağın bir kısmını da destekliyor.

Egzersizler, rahim sarkmalarının önüne geçiyor. Gebelikte ve doğum sonrası öksürme, gülme, aksırma, hapşırma sonucu görülen idrar kaçırma sorununu engelliyor.

Yerde, ayakta ve duvardan destek alarak yapılan egzersizler, ayrıca pelvik kaslarını cinsel ilişkiden daha fazla zevk almak için kullanmayı da öğretiyor.

Kegel egzersizlerinin yanı sıra, rahim kaslarını güçlendirmek için vajina topları da kullanılıyor.

Vajina topu nasıl kullanılır?

Vajina topu vajinaya yerleştiriliyor ve günde 15-20 dakika kadar içeride tutuluyor. Bu süre zarfında topa direnen rahim kasları kuvvetleniyor.

Topların farklı boyutları bulunuyor. Düşük, orta ve güçlü direnç sağlayan toplar yaklaşık olarak 25-35-50 gram ağırlığında. Daha yüksek ağırlıklarda toplar da mevcut.

Daha önce hiç kegel egzersizi yapmamış kadınların daha hafif olan topları kullanması tavsiye ediliyor. Kegel egzersizini uzun süredir uygulayan kadınlar, büyük topları kullanabiliyor.

Geyşa topları adıyla da bilinen bu toplar, kullanma talimatlarına uyularak cinsel ilişki esnasında da vajinada yer alabiliyor. Amaç, kadının da erkeğin de top vasıtasıyla daha fazla zevk almasını sağlamak.

Depresyondaki erkeğin spermi kalitesizdir

Uzmanlar erkeklerin depresyona girmesinin gebelik konusunu tehlikeye soktuğunu açıklamış. Yani depresyonda olan bir erkeğin sperm kalitesi düşüyormuş. Erkeği kısır yapan şeyler ne diyorsanız stres bunlardan biriymiş haberiniz olsun.

Erkeklerin akıl sağlığı sperm kalitesini etkiliyor. Erkek depresyondaysa, gebelik şansı daha düşük. Kadındaki depresyon ise üremeyi etkilemiyor.

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen kısırlık ve depresyon arasındaki ilişki hakkında şu bilgileri verdi:

“Gebe kalmakta güçlük yaşaması kadınlar için üzücü ve moral bozucu bir durumken, genelde erkekler bu kadar etkilenmezler.

Uzmanlar erkeklerin depresyona girmesinin gebelik konusunu tehlikeye soktuğunu açıklamış. Yani depresyonda olan bir erkeğin sperm kalitesi düşüyormuş. Erkeği kısır yapan şeyler ne diyorsanız stres bunlardan biriymiş haberiniz olsun.

Erkeklerin akıl sağlığı sperm kalitesini etkiliyor. Erkek depresyondaysa, gebelik şansı daha düşük. Kadındaki depresyon ise üremeyi etkilemiyor.

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen kısırlık ve depresyon arasındaki ilişki hakkında şu bilgileri verdi:

“Gebe kalmakta güçlük yaşaması kadınlar için üzücü ve moral bozucu bir durumken, genelde erkekler bu kadar etkilenmezler.

Tarih boyunca kısırlık tedavisi, kadın vücuduna odaklanmıştır. Ancak 18. yüzyıl sonlarından itibaren doktorlar bu durumun erkek kaynaklı da olabileceğini düşünmeye başladılar. Kısırlık tedavisinde tüp bebek yöntemi kullanılması 1970’li yıllarda başlar.

Giderek daha fazla kadın tüp bebek yoluyla gebe kalırken, bu konuda sorun yaşamaya devam eden pek çok çift de bazı ilaçlar kullanarak çözüm bulmaya çalışmaktadır. Bu ilaçlar erkekte ereksiyon sorunlarını ve erken boşalmayı önlemeye yönelik hormonal tedavilerdir.

Ruhsal sorunlar ürememizi engelliyor

Fakat tüm bu tedavilere rağmen, depresif ruh hali erkekler üzerinde çok fazla negatif etkiye sahiptir. Maalesef ancak son yıllarda bilim adamları mental ve ruhsal sağlığın üreme üzerindeki etkisine dikkat çekebilmişlerdir.

En son yapılan National Institutes of Health (NIH) araştırmasında bin 650 kadın ve bin 608 erkeğe ait datalar incelendi. Majör depresyon oranı kadınlarda yüzde 6, erkeklerde yüzde 2.2 olarak rapor edildi. Erkek depresyonunda, çiftin gebelik olasılığı yüzde 60 daha azaldı.

Yeni araştırma sayesinde mental ve fiziksel sağlığın beklenenden daha derin bir ilişki içinde olduğu ortaya çıkmıştır. Yani kısırlık tedavisi planlanırken, çiftlerin psikolojik değerlendirmesinin de yapılması özellikle erkek açısından önem taşımaktadır.”

ÇİFTLER ARASINDAKİ FİZİKSEL ÇEKİCİLİK 

Estrogenolit Hap


1990’lı yılların sonlarında, Hollywood’ta çekilen sitcomların başarısının çok basit bir formülü vardı: Ortalama yakışıklılıktaki komik bir erkekle çekici bir kadını eşleştirmek.

The King of Queens dizisinde başrolleri paylaşan Kevin James ve Leah Remini bunun en güzel örneklerinden. Aynı durum Everybody Loves RaymondAccording to Jim ve diğer bir çok dizide gözlemlenebiliyor. Bu dizilerde genelde çiftler arasındaki iletişim ön plana çıkarılıyor, kadın ve erkek karakter arasındaki fiziksel uyumsuzluk göz ardı ediliyordu.

Peki, birlikte olan kadın ve erkeğin fiziksel olarak eşit seviyelerde çekici olması gerçekten önemli mi? Eğer önemliyse bu durum çiftler arasındaki iletişimi nasıl etkiliyor?

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Kadın ve erkek arasındaki fiziksel uyumsuzluğun ilişki kalitesi üzerindeki etkisi yıllardır tartışılan ve cevabı hala tam olarak bulunamamış bir konu. Bu konuya biraz daha teorik ve bilimsel araştırmalara dayalı bir çerçeveden inceleyerek cevap arayacağız.



Eğer fiziksel çekiciliğinizi 1 ile 10 arasındaki bir skala üzerinden değerlendirmenizi isteseydik, bu skalada nereye düştüğünüzü az çok tahmin edebilirdiniz.  Bu durum, Walster ve çalışma arkadaşlarının 1968 yılında ortaya attıkları ve herkesin kendi kulvarında yarıştığını savunan ‘eşleştirme hipotezi’yle örtüşen bir davranış. Eşleştirme hipotezine göre, her birey fiziksel olarak kendisiyle aşağı yukarı aynı seviyede olan kişilerle beraber olma eğiliminde. Fakat 1990’lardaki sitcomlara geri dönecek olursak, eşleştirme hipoteziyle bağdaşmayan bir durum söz konusu.  Eşler arasındaki fiziksel uyumsuzluk bir çok iletişim problemini beraberinde getirebiliyor. Bunun nasıl olduğu ise hala tartışma konusu.

Bunu iki farklı kavramla açıklayabiliriz: Çift değeri uyuşmazlığı ve bağlılık gücü

Estrogenolit Hap

Bilmediğiniz seks pozisyonları

Estrogenolit Hap

Tek ayaklı leylek! 
Sadece bir bacağınız havadayken vücudunu size daha çok yaklaştırabilir. Bu her iki taraf için de daha zevk verici olacaktır. 

Öpüşen balıklar! 
Sadece birbirinize bakarak da mükemmel bir ilişki yaşayabilirsiniz. Söz konusu pozisyonda birbirinizin hareketlerini görebilir ve istediğiniz an onu öpebilirsiniz.

Yakın temas
Bacaklarınızla onun kalçasını kavrayın. Yakın temas duygusal anlamda tatmin sağlayacağı gibi anatomik olarak da daha çok uyarılmanıza neden olur…

Köpek pozisyonu
Bilinen en eski pozisyonlardan birisi… İlkel insanın birleşme hali başlangıçta köpek pozisyonuydu. Kadın orgazmının komplike yapısı sebebiyle diğer pozisyonlar cinsel hayatımıza girdi. Fakat bu pozisyon kadim atalarımızdan bize yadigar…

Misyoner pozisyonu
Misyoner pozisyonunda kadınlar her zaman zirveye ulaşamaz. Gelgelelim seks araştırmacısı Edward Eichel’ın C(oital) A(lignment) T(echnique) yani Koital Hiza Tekniği şöyle diyor: partnerinizden birkaç santimetre yakınınızda uzanmasını talep edin. Böylece kasık kemiği sürekli size yakın olacak ve klitoral açıdan daha çok uyarılacaksınız.

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Ters kovboy! 
Bu pozisyonla, onun ayaklarını görecek şekilde bedeniniz ise yatağa dik olacak şekilde duracaksınız. İsterseniz kendinizi arkaya onun göğsüne doğru da bırakabilirsiniz. Bu pozisyon, ona harika bir görüntü sağlar ve siz böylece yatağınıza yenilik getirmiş olursunuz.

Altın geçit!
Bacaklarınızı kaldırın ve onun omuzlarının üzerine koyarak, ensesinde ayaklarınızı birleştirin. Heyecanlı bir yolculuk için hazırsınız.

Tek şerit!
Cinsel ilişki sırasında bacaklarınızla onun bedenini daha sıkı sarın. 

Satranç pozisyonu

Romantik ve göz teması sağlayabileceğiniz pozisyonlardan bir diğeri satranç pozisyonu. Kaşık pozisyonundayken bacaklarınızı olabildiğince esnek bırakın… Seks kendinize güvendiğiniz ve kendinizi güvende hissettiğiniz zaman keyiflidir. Anı yaşayın ve içinizden geldiği gibi davranın..

Estrogenolit Hap