ANI YAŞAYIN

Psikoterapist Keçe, geçmişte yaşanan olumsuzluklara saplanan ve gelecek kaygısı yaşayanların temel sorununun, şimdiye odaklanmakta güçlük çekerek anı yaşayamamaları olduğunu söyledi. Oysa cinsellikte sonucun değil anda kalarak ve hissederek sürecin yaşanması gerektiğinin altını çizen Keçe, bedensel duyumlara odaklanarak yaşanan anın hazzını hissedebilmenin önemli olduğuna dikkat çekti. İşte bu tip yaklaşımların da cinsel detoksun temelini oluşturduğunu belirten Psikoterapist Keçe, “Her düşünce, sonuca götüren bir araçtır. Işık gök gürültüsünden, düşünce de eylemden önce gelir. Bu nedenle cinselliği zehirleyen ve doğal akışını bozan, performans kaygısı, beğenilme arzusu, ‘süper erkek ve süper kadın olma’ beklentisi, mutlak orgazm ya da aynı anda orgazm olma gibi abartılı beklentiler, cinsel hayattan uzak tutulmalıdır” dedi. Aklımıza gelen, bizi rahatsız eden olumsuz düşünceleri görünmez dikenlere benzeten Psikoterapist Cem Keçe, “Bu dikenler cinsel mitlerdir (doğru bilinen yanlışlar), bir yerden değil, binlerce yerden gelip kalbimize batmaktadır. Olumlu düşünceler hayatımızın yakıtıdır. Ancak, olumlu düşüncenin gücünü ve etkisini gösterebilmesi için cinsel detoks yapıp, beynimizdeki engelleri, önyargıları ve sınırları kaldırmak şarttır. İnsan algılarının var olan en üst seviyesi olan ‘sevişmek’, sevginin paylaşılmasıdır, aşk yapmaktır, karşı karşıya değil, yan yana durabilmektir; ‘bir olma’ sanatıdır, iki ayrı vücudun ve ruhun bir olmasıdır. Cinsel detoks, insanın ‘savaşma seviş’ sloganıyla hareket edip hem kendiyle hem de olumsuz düşünceleriyle savaşmak yerine, hayatı ve sunduklarını olduğu gibi koşulsuzca kabul etmesiyle mümkündür,” dedi.

Bir cevap yazın