Kadınlar Romantizmi Erkekler Erotizmi Sever

Estrogenolit Hap
Kadınlar Romantizmi Erkekler Erotizmi Sever
İki cinsin hormon yapısındaki farklılığı, çocukluktan edindikleri alışkanlıkları, toplum tarafından belirlenen rolleri, yetiştiriliş özellikleri, öğrenilmiş birtakım davranış modelleri ve şartlanmaları farklı oluyor. Bu farklılıklarda en fazla göze çarpansa kadının daha duygusal ve romantik oluşu; erkeğinse bu kavramlara uzaklığı oluyor. Kadınlar yapıları gereği hem yatakta hem de sosyal yaşamlarında erkeklere göre daha fazla romantizm yaşıyorlar. Kadın ve erkeğin kafasında ‘ideal cinsel ilişki’ konusunda çok değişik kavramlar, yaklaşımlar bulunuyor. Erkek sadece fiziksel boşalım düşlerken, kadın duygusal tatmin peşinde oluyor. Yani kadın önce sevgi, şefkat, tutku ile uzun ön sevişme, sonra cinsel birleşme ile bir bütünü oluşturma, en sonunda da bütünün devamlılığını hissetme adına yine sevgi, şefkat, tutku ve yakınlığı yaşamak istiyor. Sonuç olarak diyebiliriz ki; erkekler seksi, kadınlar ise sevişmeyi seviyorlar. Seks erotizmi, sevişmek romantizmi besliyor. Romantizmin
Bilindiği gibi, ani bir heyecan ya da mutluluk hissi cinsel dürtüleri harekete geçirmekte önemli rol oynayan hormonların salgılanmasını tetikleyebiliyor. Erkeklerin romantik anlar yaratması ve küçük sürprizler yapması, uzun zamandır hayali kurulan ya da beklenen bir davranışı gerçekleştirmeleri, küçük jestler yapmaları, partnerlerine yakınlaşmaları, onları dinlemeleri, anlamaya çalışmaları oldukça önemli. Kadınların özel ve değerli olduklarını hissedebilecekleri davranışlarda bulunmaları ve güzel sözler söylemeleri, çiçek almanın önemini kavramaları, kısacası partnerlerinin duygusal gereksinimlerini karşılamaları ve romantik alışkanlıklar yaratmaları, partnerlerinin dişiliğini beslediği kadar, onların da erkekliklerini destekliyor. Böylece unutulmaz ve sürekliliği olan bir cinselliğin tadına varmak mümkün olabiliyor” diyor.Yüz hatlarını ortaya çıkaracak kadar yapılan bir makyaj, kendine yakışan bir saç modeli ve seksi simgeleyen takılar… Aslında, kendine bakan, makyajını yapan, süsüne dikkat eden, kıyafetini özenle seçen, kilosuyla barışık ve seksi bir kadın olduğunu önce kendisi hisseden her kadın alımlı ve çekici olabiliyor. Bu çekicilik bir de ses tonunda yatan albeni ve şehvetli hareketlerle süslenirse, doğuştan gelen ve görünmez bir silah olan dişiliği ortaya çıkarmak bir hayli kolay! Dişil enerjiyi açığa çıkarmada başarılı olabilmek için sadece yatakta değil, mahrem hayatın her yerinde kadınların kadın olduklarını hissetmeleri ve hissettirmeleri, kadın olarak görünür olmaları çok önemli… Sosyal yaşamda olduğu gibi cinsellikte de, dişilik yanından çok dişli oluşunu ön plana çıkaran kadın feminenlikten bir hayli uzaklaşabiliyor. Sonuç olarak, kadınlık ile dişilik arasındaki o ince çizgi, bir kadının kendini görünür kılmasında saklı,Modern kadının çalışma hayatındaki yeri de cinselliği etkileyebiliyor. Kadınların elde ettiği bu güç ve bu gücün getirmiş olduğu güzellikler elbette gurur verici. Ancak kadınların ve erkeklerin doğalarından kaynaklanan psikolojik ve sosyal rollerinin unutulmaması gerekiyor. Cinselliğin bir güç savaşı gibi algılanması bir zaman sonra iki tarafı tatmin etmeyecek durumlara sürükleyebiliyor.

Estrogenolit Hap

Bir cevap yazın