Küllenen ateşi alevlendirmek

“Cinsel hayatın monotonlaşması kader mi?”, “Çiftlerin cinsel tutkusunu yeniden arttırmanın bir yolu yok mu?” Monotonlaşan ve tutkusunu kaybeden çiftlerin aşk ve seks hayatlarını hareketlendirmeleri için açık iletişim kurması, partnere dokunması, suçlamak yerine sorumluluk alması ve endişelerin üzerine gitmesi gerekiyor.

Uzun süreli ilişkilerde cinsellik zamanla monotonlaşabilir ve çiftin birbirine karşı tutkusu azalabilir. “Cinsel hayatın monotonlaşması kader mi?”, “Çiftlerin cinsel tutkusunu yeniden arttırmanın bir yolu yok mu?” İşte monotonlaşan ve tutkusunu kaybeden çiftlerin aşk ve seks hayatlarını hareketlendirmek ve ilişkilerindeki tutkuyu yeniden canlandırmak için bir şeyler yapmaları gerekir. Uzun süreli ilişkilerde cinsel tutkuyu sürdürmenin şifresi, duygusal açıdan karşıdaki insanla bütünleşirken kendin olarak kalabilme yeteneğidir. Bu tür bir kendini geliştirmenin dört ana bileşeni oluyor, bunlar; “açık iletişim kurma, partnere dokunma, suçlamak yerine sorumluluk alma ve endişelerin üzerine gitme” şeklinde sıralanabiliyor.

AÇIK İLETİŞİM KURMAK ŞART!

Flört etmek, konuşmak, rolleri netleştirmek, aradakileri çıkartmak, ortak zevklerin peşinden koşmak ve yatak odasını kutsamak açık bir iletişimle mümkündür. Kişi böylece kimlik sınırlarını netleştirir ve kendi seçtiği şekilde davranır. Kendi olma duygusunu kaybetme ve kendini başkalarının tepkilerine göre ifade etme eğilimi duygusal kaynaşma olarak adlandırılır. Duygusal kaynaşma nedeniyle kimlik sınırları belirsizleşir ve karşıdan gelen basınca veya anlaşmazlığa karşı direnç azalır. Bu nedenle bağımlılığın olduğu duygusal kaynaşma yerine gönülden bağlılığın olduğu ayrışma gerekir. Ayrışma; kaynaşmanın zıddıdır ve duygusal açıdan karşıdakiyle bütünleşmişken kimliğini özgürce ifade etmeyi sürdürme yeteneğidir.

PARTNERE DOKUNMAK GEREKİYOR

Yakın olmak, kendi olmayı kaybetme endişesini doğururken, uzaklaşmak da karşıdakini kaybetme endişesine yol açabilir. Bu durumdan kurtulmanın tek yolu her şeyi göze alarak partnere dokunmak ve onun dokunuşlarına izin vermektir. Beraber banyo yapmak, beraber yatıp kalkmak, öpüşmek, ellemek, sarılmak, kucağına yatırıp saçlarını okşamak, el ele dolaşmak, erotik mesaj yapmak gibi eylemler hem huzur ve şifa verir hem de çiftin kendini güvende hissetmesini sağlar.

SUÇLAMAYIN SORUMLULUK ALIN

Kaynaşmanın doğal sonucu tepkiselliktir yani duygular herhangi bir düşünsel işleme tabi tutulmadan tepkisel olarak dışa vurulur. Bu yaklaşımın tersi tepkisel bir şekilde suçlamak yerine sorumluluk almaktır.

ENDİŞELERİN ÜZERİNE GİDİN

Çift ilişkilerindeki tutkuyu artırmak, gelişmek ve mahrem cinsel deneyimlerin yarattığı endişeleri durdurmak ya da onlardan uzaklaşmak yerine, endişelerinin üzerine gitmelidir. Kendini açığa vurma endişesi ile baş etmek esneklik sağlar, erotizmi ve cinsel tutkuyu ortaya çıkarır. Çünkü endişelerin üzerine gitmek, cinsel sınırları genişletmek ve engelleri aşmak, cinsel heyecan ve tutkuyu oluşturur.

Monotonlaşma kader değil

Şu an 25 yaşındayım ve neredeyse 9 senedir süregelen bir ilişkim var. Henüz birkaç ay evvel nişanlandık. Son 5 yıldır bir fiil birlikteyiz ve aynı evi paylaşıyoruz. Birbirimizi ne kadar sevdiğimiz belli fakat son zamanlarda cinsellikten keyif almamaya başladık.

Uzun süren ilişkilerde zamanla heyecan azalabilir, cinsel hayat monotonlaşabilir. Her zaman aynı şeyleri, aynı sıra ile yapmak cinsel hayatı rutinleştirebilir. Zamanla ve yaşla birlikte cinsel istekte azalma olabilir, ayrıca bazı ruhsal sıkıntılar ve ilişki çatışmaları cinsel isteksizliğe yol açabilir. Kilo alımı, kadın ve erkeğin eski fiziksel çekiciliklerinin azalması ve kadının anne tavırlarıyla davranması gibi etkenler de çiftin birbirine cinsel olarak bakış açılarını değiştirebilir. Bu hemen her çiftte görülebilen bir durumdur. Ancak bir kader değildir. Eğer çift isterse ilişkide heyecanı hep canlı tutabilir, monotonluğu kırabilir, farklı cinsel aktiviteler deneyebilir. Bu tamamen çiftin motivasyonuna bağlıdır. Cinsel hayatınızdaki monotonluğu önleyebilmek için heyecan verici yeni keşifler yapmanız, erotik kitaplar okumanız, farklı mekânlarda seks yapmanız, aşk oyunlarına ilişkinizde yer vermeniz faydalı olacaktır.

Hastalık habercisi olabilir

58 yaşında bir erkeğim. 2 kez evlilik yaptım ve 4 çocuğum var. En son eşimden ayrılalı 2 sene oluyor. Yaşıma göre dinç, sağlıklı ve genç sayılacak biriyim. Fakat eşim olmadığı için düzenli bir seks hayatım da yok. Sanırım bu nedenle son 1 senedir sertleşme sorunu yaşıyorum. Ne yapabilirim?

Cinsel ilişki için gerekli ve yeterli sertleşmeyi sağlayamama veya sürdürememe sorunu yaşla birlikte artar ancak yaşlanmanın mutlak sonucu değildir. Sertleşme sorunları aşırı strese, depresyona, kötü bir çocukluk dönemine, cinsel bilgisizliğe, geçmişte yaşanmış cinsel tacize, genelev ya da benzeri deneyimlerdeki başarısızlıklara, eş ile yaşanan uyumsuzluklara, yaşlanmaya, damar sertliğine, şeker hastalığına, kalp, böbrek ve karaciğer hastalıklarına, prostat ameliyatlarına, omurilik yaralanmalarına, uyuşturucu, alkol, sigara ve bazı ilaçların kullanılmasına bağlı olarak gelişebilir. Bu nedenle vakit kaybetmeden bir üroloğa başvurarak cinsel check-up yaptırmanızda fayda var. Çünkü sertleşme sorunları önemli bir bedensel hastalığın ilk belirtisi olabilir.

 

Bir cevap yazın